Her gün yeni bir UX dersi

Herkese merhaba,

Bugünden itibaren her gün UX hakkında yeni bir konuda yazacağım. Ay sonunda kullanıcı deneyimi ile ilgilenenler için önemli bir kaynak oluşacağını umuyorum. Keyifle okuyun..

Joel Marsh’ın orjinal yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Temel UX Prensipleri: Nasıl başlasam?

Aşağıdaki liste tabii ki UX hakkında öğrenmeniz gereken herşeyi kapsamıyor. Daha çok, konulara hızlıca göz atmanızı sağlayarak mümkün olan en kısa sürede sizden bir kahraman yaratmayı amaçlıyor. UX in tüm adımlarının pratiklerinden birer parça tadacak ve hangi alanlarda daha fazla şey öğrenmeniz gerektiğini hissedeceksiniz.

Dersler gerçek hayattaki UX sürecine benzer şekilde sıralandığı için buradaki fikirleri alıp uygulayarak öğrenebilirsiniz. Dersler ayrı olarak yer aldığı için ilginizi çeken konuyu sık kullanılanlara ekleyebilir, başkalarıyla paylaşabilirsiniz.

1- UX Nedir?

2- Kullanıcı Hedefleri ve Business Hedefleri

3- UX’in 5 temel bileşeni

Reklamlar

Bilgi Mimarisi

Şimdiye kadar çoğunlukla kullanıcı deneyimi tasarımını anlamanın ve planlamanın yöntemleri hakkında konuştuk. Bugün, bir şeyler oluşturmaya başlayacağız. Gerçek bir çözüm yaratmanın ilk aşaması genel yapıyı tasarlamaktır. Öyleyse şu konuyla giriş yapmamız gerekiyor:

Bilgi Mimarisi Nedir?

Eğer “bilgi” nin “yapı”sını tasarlamak fikrine tamamen yabancıysanız bu sunuma göz atmanız başlangıç için iyi olabilir: Bilgi Mimarisini Anlamak

Bilgi mimarisi küçük bi projede göreceli olarak basit, büyük bir projede inanılmaz derecede komplike olabilir.

Bilgi mimarisi görünmezdir. Bilgi mimarisi üzerine çalışabilmek için Site Harita’larını kullanırız. Basit bir örnek olarak:

tumblr_inline_mz4n37xF3a1rwelrr

Bu örnek 6 sayfalı bir websitesini gösteriyor. Ana sayfa, ana menüdeki 2 bölüm ve 3 alt bölüm. Çizgiler sayfaların navigasyon (menüler ve butonlar) ile bağlı olduğunu belirtiyor.

  • Not: A million users doesn’t mean you have a million profile pages. You have oneprofile page which can display any user’s profile.
  • Note: A million users doesn’t mean you have a million profile pages. You have oneprofile page which can display any user’s profile.

 

When pages are organized this way — like a family tree — it is called a “hierarchy” or “tree”. Most sites and apps are organized like this (but it’s not the only way).

Tasarım Kalıpları

Tasarımcılar aynı zorluklarla karşılaştığında (mobil uygulamaların menüleri gibi) , bir tanesi çıkıp bu zorluğu güzel bir şekilde çözdüyse (Facebook’un gizli menüsü) diğer tasarımcılar da aynı çözümü kullanmaya başlarlar. Kullanıcılar da aynı çözümü farklı yerlerde tekrar tekrar gördükleri için siteleri ve uygulamaları hızlı bir şekilde kullanmaya başlarlar.

Bu ortak kullanılan tasarım çözümlerine Tasarım Kalıpları (Design Patterns) denir.

****

Bir tasarımın yaygın olması mutlaka iyi olduğu anlamına gelmez. “İyi” tasarım kalıbı olması için çözümün yaygın ve kullanılabilir olması gerekir.

Bazı tasarım fikirleri tembel UI tasarımcılarını zorlanmaktan kurtardıkları için popüler olur. Bu durum birisinin kafasına çirkin olduğu için kese kağıdı geçirmeye benzer.

Örnek: Facebook’un hamburger butonu -çoğu uygulamada gizli menüyü temsil eder- bir çok websitesinde de -menü için yeterince boşluk olmasına rağmen- sıklıkla kullanılmaya başladı. Tasarımcılar websitesinde hamburger menü kullanıyorlar çünkü menüyü saklamak başarılı bir menü tasarlamaktan daha kolay. Yoksa daha başarılı olduğu için değil.

Gerçek hayatta bir çok kullanıcı gizli menü olduğunu farketmiyor ve siteyi terkediyor ya da site içinde kayboluyor.

İyi değil..

Tembelce..

“Don’t do it, bitch.” — Jesse Pinkman.

****

Şimdi, yüzlerce tasarım kalıbı var ve cihazlar ve teknolojileri sürekli evrim geçirdiği için güncel bir liste vermek mümkün değil.

Yine de keşfetmeniz için bir kaç link paylaşabilirim:

1) GoodUI — Sade ve görselleştirilmiş fikirlerden oluşan güzel bir liste.

2) PatternTap — Websitesi tasarlarken ihtiyacınız olabilecek tüm komponent örneklerinin bulunduğu ve kullanıcıların gönderdiği içeriklerden oluşan bir seçki. Not: Bazıları iyi, bazıları kötü ama örneklere göz atmanız kesinlikle hangi kullanımların daha yaygın olduğu konusunda fikir verecektir.

3) The Anatomy of a Perfect Landing Page —Bu yeni bir makale olmamasına rağmen hala iyi bir örnek. Bu makale kullanıcıların sizi arama ile kolayca bulabileceği genel ama etkili bir site yaratmanıza yardımcı olacak. Bu makaleyi sevdiyseniz şu bloğu da tavsiye ederim.

4) Mobile Patterns — PatternTap’e benzer, kusursuz tasarımların listesi değil ama bir çok mobil uygulama tasarımına göz atmanın ve yaygın kullanımlar hakkında fikir sahibi olmanın iyi bir yolu.

5) Timoa on Pinterest — UI elementlerinin özelliklerine göre sınıflandırılmış, çok iyi organize edilmiş bir koleksiyonu.

****
Yarın size Kullanıcı Deneyimi Tasarımı’nın bizi hayvanlardan ayıran kısmını takdim edeceğim: Bilgi Mimarisi.

Cihazlar için tasarlamak

Günümüz dünyasında sadece mobil telefon ve laptoplar hakkında konuşmuyoruz. İkisinin dışında tablet hakkında ve akıllı saat, VR gibi giyilebilir cihazlar hakkında da konuşuyoruz.
Bugünün konusu:

Cihazlar için tasarlamak


****

Adım 1: Nasıl dokunulmak ister? Parmakla mı yoksa mouse ile mi? Bu konuya yazımda uzunca değinmeyeceğim, detaylı bilgi isterseniz buradan ulaşabilirsiniz: this ProTip about Touch vs. Mouse interfaces

Adım 2: Küçük başlayın. Bir çok insan “Önce Mobil” sözünün mobil cihazlar popüler olduğu için söylendiğini düşünür. Doğruluk payı olsa da gerçek nedeni şu: eğer siz ilk olarak en küçük, en az gücü olan cihaz için tasarlarsanız içeriğe ve temel fonksiyonlara odaklanmanız gerekir. Bu durum bizi basit ve güzel uygulamalar yapmaya yönlendirir. Tam tersi kumbaraya lokum atmaya benzer ne kolay olur ne de güzel.

Adım 3: Bu cihaz ne gibi özel güçlere sahip? Mobil cihazlar bizimle birlikte seyahat ediyor onlarla çok zaman geçiriyoruz. Küçük oldukları için cihazın kolayca hareket edebilmesi için başlı başına bir özellik sayılabilir. Dizüstü bilgisayarlar ise çok fazla seyahat etmiyorlar fakat onlar da daha güçlü, büyük ekrana ve klavyeye sahip, fare sayesinde daha detaylı seçimlere ve fonksiyonlara izin veriyorlar. Uyumluluk konusuna çok takılmayın çünkü bazen farklı cihazlar için farklı şekilde düşünmek iyi olabilir.

Adım 4: Yazılıma karar verin. “Mac vs. PC” başarılı bir reklam kampanyasından daha fazlası aslında. Başlamadan önce UX guideline’larına göz gezdirin. Ayrıca iOS7 ya da Windows 8 ,iOS6 ya da Windows Vista dan farklı görünüyor. Hangi versiyonları destekleyip hangi versiyonları göz ardı edeceğinize karar vermeniz gerekebilir. Her desteklediğiniz versiyon tasarım, geliştirme ve bakım zamanı olarak gelecekte karşınıza çıkacak. İyi düşünün!

Adım 5: Responsive&Adaptive. Web üzerinde mi çalışacak? Farklı türdeki telefonları destekliyor mu? Apple biraz farklı bir iPhone yapmaya karar verirse ne olacak? Internet -web sitesi de olsa uygulama da olsa- bütün cihazlar üzerinde çalışıyor. Tasarımınızın kullanıcının seçtiği cihaza göre adapte olabilir ya da esneyebilir olduğuna emin olun.

Adım 6: Birden fazla ekran hakkında düşünün. Bu madde biraz ileri seviye olabilir ama buna hazır olduğunuzu düşünüyorum. Telefonunuzla bilgisayarınızı birlikte -televizyonu kumanda eder gibi- kullanabilir misiniz? Bir grup telefonla aynı odadaki bit tablet üzerinde oyun oynanabilir mi? İki cihaza birden giriş yapmışsanız cihazların birinden diğerine data “göndermeniz” mümkün olur mu? İki cihazı eşleştirdiğimizde gerçek zamanlı kullanımda ne gibi sorunlara oluşur? Bir düşünün derim.

****

Yarın ortak sorunları çözmek için ortak çözümlerden bahsececeğiz: Tasarım şablonları!

Persona nasıl yaratılır?

Pazarlama uzmanlarının bir hedef kitlesi olduğu gibi, UX tasarımcılarının da kullanıcı profilleri:araştırmaya dayanan kullanıcı tanımları var. Bugün bu konu hakkında bir şeyler öğreneceğiz:

Kullanıcı profilleri (persona) nasıl yaratılır?

****

Öncelikle personalar ne değildir onu söyleyelim:

  • Kişilik çeşitleri
  • Demografik veriler
  • “Marka hikayeniz”deki karakterler
  • Sizin deneyiminize dayalı klişeler
  • Yüzeysel ya da bir boyutlu
  • Konseptler
  • Tahminler

****

Peki persona/kullanıcı profili nedir?

Persona, gerçek insanların hedeflerini, beklentilerini, motivasyonlarını ve davranışlarını tanımlamak için kullanılır. Neden sizin sitenizi ziyaret ediyorlar? Beklentileri nedir? Onları gergin hissettiren nedenler nelerdir? Bunlar gibi..

İhtiyacınız olan tüm bilgi araştırmanızın içinde ve toplanan data içinde bulunmalıdır. Temel alacağınız bilgileri araştırma sonuçları ve data ile destekleyemezseniz boşa kürek çekiyorsunuz demektir.

****

Kötü profil: Persona A, 35-45 yaşları arasında, ortalamanın üstünde eğitime ve gelire sahip bir kadın. En az bir çocuğu ve bir otomobili var. Dışa dönük, kariyer odaklı ve beyninin sağ tarafını kullanmaya daha meyilli.

Neden kötü? Eğer reklam satışı yapıyor olsaydınız bu mükemmel bir profil olabilirdi ancak UX açısından oldukça işlevsiz. Neden? Çünkü hiçbir özellik fikri için “hayır” dememize izin vermiyor. 35-45 arasındaki bir kadının ne tür ihtiyaçları olabilir? Hemen her şey olabilir.

****

Faydalı profil: Persona A tecrübeli bir yönetici, bazı alanlarda uzmanlaşmakla ilgileniyor. Siteyi sıklıkla ziyaret ediyor fakat çoğunlukla zaman baskısı hissediyor bu yüzden hafta sonu okumak için “içerik biriktirmeye” odaklanıyor. Hızlıca sosyal medya paylaşımları yapmaya meyilli, özellikle Twitter ve LinkedIn üzerinden. Kendisini fikir lideri olarak değerlendiriyor, bu yüzden toplumdaki imajı önemli.

Neden faydalı? İşte şimdi kullanabileceğiniz bir çok bilgi var! Biliyorsunuz ki içi dolu olmayan içerikler popüler olmayacak ve kontrolün kişide olması önemli olacak. Ayrıca içerik kategorilerini oluşturmak için de bir temelimiz var. Paylaşım yapmak çok kolay olmalı. Sadece belli tipte sosyal paylaşım imkanı verilmesi yerinde olacak.

Örneğin Facebook kampanyası fikrine “hayır” diyebilirsiniz çünkü kullanıcılar orada zaman geçirmiyorlar. Bu kişiler zaman baskısı hissettikleri için sıklıkla gönderilen uyarılar (notification) yerine haftalık mail bültenleri daha uygun olacaktır.

****

İdeal kullanıcıları düşünün. Birkaç tanesini birden !

Özellikler hakkında düşündüğünüzde, gerçek hayatta gördüğünüz kullanıcıların en önemli versiyonlarını aklınıza getirin. Mevcut davranışı desteklemeye çalışmıyoruz, bu kullanıcıları kendilerinin ideal versiyonlarına doğru yönlendirmeye çalışıyoruz.

 

Ayrıca unutmayın ki tüm kullanıcılar birbirine benzemez. Muhtemelen birkaç farklı davranış gruplarına sahip olacaksınız ve hepsi iyi bir profili hak ediyor.

****Yarın farklı cihazlar üstüne düşünmeyi öğreneceğiz!

 

İnsanlara nasıl soru sorulur?

UX işinde -özellikle yeni bir projeye başlıyorsanız- insanlardan bilgi toplamanız gerekir. O halde bugün konumuz:
İnsanlara Nasıl Soru Sorulur?


3 temel soru tipi:

Açık Sorular“Beni nasıl tanımlarsın?” — Bu soru tipi çok geniş yelpazede cevaplar almanızı sağlar, alabileceğiniz tüm geri dönüşleri almak istediğiniz durumlarda kullanabilirsiniz.

Yönlendirici Sorular“Benim en seksi özelliklerim nelerdir?” — Bu tür sorular alabileceğiniz cevapları daraltır. Verdiğim örnekte olduğu gibi bir takım seksi özelliklerim olduğunu varsayıyorum fakat olmayabilir de. Dikkatli olun: bu tip sorular sorduğunuzda bilmek isteyeceğiniz cevapları dışarıda bırakmış olabilirsiniz.

Kapalı/Direk Sorular — “Hangisi daha seksi, dizlerim mi yoksa dirseklerim mi?” — Bu tip sorular size bir seçim önerir. Evet ya da hayır. O ya da bu. Fakat unutmayın: seçenekler saçmaysa sonuçlar da saçma olacaktır.


****

Subjektif araştırmaya bazı örnekler:

Röportajlar — Bir kişiyi alın ve soru setini ona yöneltin, bire bir.

Gözlem — İnsanlara bazı görevler ve talimatlar verin ve yardımınız olmadan tasarımınızı nasıl kullandıklarını gözlemleyin. Sonrasında sorularınız varsa sorabilirsiniz.

Fokus Grup — Bir grup insanı odaya alın ve yönelttiğiniz sorular hakkında tartışmalarını isteyin. Not: Kendine güveni yüksek olan katılımcılar gruptaki diğer katılımcıların düşüncelerini manipüle edebilir, moderatörün kontrolü sağlaması gerekir.

Anket — İnsanların kağıt üstünde ya da online olarak cevaplayacağı bir form hazırlayın. Ortaya çıkan anonim görüntü kesinlikle faydalı olacaktır.

Kart Sıralama — Her kişiye fikirlerin,içeriklerin ya da başlıkların yazılı olduğu kartlar/post-it ler verilerek kendi mantıklarına göre gruplamaları istenir. Bu çalışma bir çok kişiyle yapıldığında menünün nasıl görünmesi gerektiği konusunda fikir verecektir. İpucu: Çalışma için iş arkadaşlarınızı değil, normal kullanıcıları seçin.

Google — Sınırsız sayıda faydalı fikire ulaşabilmemiz gerçekten inanılmaz. İstediğiniz anda. Ve ücretsiz.

****

Önemli:

  • Herkese aynı soruları, aynı şekilde sorun.
  • Sorulara yorumunuzu katmaktan ve cevap önermekten kaçının.
  • İnsanlar utanmaktan kaçındıkları için yalan söyleyebilir ya da sizin duymayı beklediğinizi düşündükleri cevapları verebilirler.
  • Görüşmeyi kaydedin ya da not alın. Hafızanıza bel bağlamayın.

Yarın araştırma sonuçlarını kullanıcı profilleri oluşturmada nasıl kullanabileceğimizi öğreneceğiz.


Kullanıcı Araştırması Nedir?

Ah şu kullanıcılar.. UX solar sisteminin Güneş’i, başımızın tatlı belası. UX’in kutsal kurallarından biri de şudur: “Kullanıcıyı asla suçlama” -dürüst olalım bazen çok kışkırtıcı olsalar bile-. Kullanıcının bir şey anlamadığını düşünüyorsanız, siz kullanıcıyı anlamıyorsunuz demektir.

O halde bugün şu soruya yanıt arayalım:

Kullanıcı Araştırması Nedir?


Kullanıcı araştırmasının sürecin hangi aşamalarında yapması hakkında farklı görüşler vardır. Bazıları başında yap der. Bazıları biraz çizim yap sonra araştırma yap der. Bazıları ise çalışan ürünü ortaya çıkardıktan sonra yap der.

Hepsi haklıdır. Kullanıcı araştırması yapmanın kötü bir zamanı yoktur. Siz yine de erkenden başlayın, sıkça yapın.

Önemli soru Ne zaman değil. Önemli Nasıl. Burada olduğu gibi: Kullanıcılar hakkında ne öğrenmeye çalışıyorsunuz?

İnsanların dahil olduğu bir araştırmadan elde edebileceğiniz iki çeşit bilgi vardır:
subjektif ve objektif.


Subjektif Araştırma:

“Subjektif” kelimesi bir fikir, bir hatıra ya da bir şey hakkındaki izleniminiz olduğu anlamına gelir. Size verdiği hissiyat. Sizde yarattığı beklenti. Bir gerçek değil.

  • “En sevdiğin renk hangisi?”
  • “Bu şirkete güveniyor musun?”
  • “Bu pantalon içinde kıçım büyük görünüyor mu?”

Doğru bir cevapları yok.

Subjektif bilgiler almak istiyorsanız insanlara bu tip sorular sormalısınız.

Objektif Araştırma:

“Objektif” kelimesi gerçek anlamına gelir. Doğru olan bir şey. Kanıtlayabileceğiniz bir şey.
Ne kadar isteseniz de sizin fikirlerinizin değiştiremeyeceği bir gerçek.

  • “Bizim uygulamamızı ne kadar süre boyunca kullandınız?”
  • “Siteye yönlendirme linkini nerede buldunuz?”
  • “Sitemizi bugün kaç kişi ziyaret etti?”

Eğer insanlar kusursuz bir hafızaya sahip olsalar ve hiç bir zaman yalan söylemiyor (özellikle kendilerine) olsalardı bu soruları onlara sorup cevaplarına güvenebilirdik. Böyle birini bulursanız haberim olsun.

Objektif bilgi ölçümlerden ve istatistiklerden elde edilir. Fakat bir şey sadece sayabiliyorsunuz diye objektif olmaz.

Örneğin, bir şey hakkında 102 kişi iyi, 50 kişi kötü diyorsa tek objektif bilgi oy kullanan insanların sayısıdır. O şeyin iyi ya da kötü olduğu hala subjektiftir.

Takip edebiliyor musunuz?
(Eğer edemediyseniz iyi açıklayamadığım için kendimi suçlayacağım, kötü okuyorsunuz diye sizi değil)


Örneklem büyüklüğü:

Genel bir kural olarak çok kişi daha güvenilir bilgi yaratır, subjektif olsa bile. Tek bir fikir tamamıyla yanlış olabilir. Eğer bir milyon kişi hemfikirse, bu topluluğun fikrinin başarılı bir temsilidir (fakat hala yanlış olabilir). Sonuç olarak, araştırmanız için mümkün olan en çok bilgiyi toplamaya çalışın.


Çok fazla subjektif bilgi neredeyse objektif bilgi haline gelebilir.

Eğer bir çok insandan cevabı belli bir şeyi tahmin etmelerini isterseniz -kavanozdaki jelibon deneyinde olduğu gibi- tahmin edilen ortalama değer genellikle gerçeğe, objektife ve cevaba oldukça yakın olur.

Fakat unutmayın ki “kalabalığın bilgeliği” nihayetinde subjektiftir ve George W.Bush’un seçilmesi ile falan da sonlanabilir. Yani.. Dikkat edin.

****

Yarın insanlara soru sormanın farklı yolları hakkında yeni şeyler öğreneceğiz.

UX’in 5 temel bileşeni

UX bir süreç ve bu dersler genel hatlarıyla bu süreci takip ediyor, fakat bu süreç boyunca aklınızda tutmanız gereken 5 şey var:

UX’in 5 temel bileşeni:

Psikoloji, Kullanılabilirlik, Tasarım, Metin Yazarlığı ve Analiz.

Bu bileşenlerden herhangi biri için ayrıca kurs açılabilir, o yüzden biraz basitleştirerek anlatacağım. Sonuçta bu hızlandırılmış bir kurs, Wikipedia değil.

Dürüst olmak gerekirse, oldukça eminim ki Wikipedia’nın UX sayfasını yazan kişi de UX i bir kere duymuştur.. Sayfayı yazarken..

1) Psikoloji

Kullanıcıların kompleks bir zihni vardır. Bilmeniz gerek ki, bizim ki de aynı şekilde. UX çiler nesnel düşünceler ve hislerlerle çalıştıkları için, bu durum sonuçları etkileyebilir. Bu yüzden tasarımcı gerektiğinde kendi psikolojisini inkar etmelidir, çok zor olsa bile.
Kendinize sorun:

  • Her şeyden önce kullanıcının burada olma motivasyonu nedir?
  • Bu onları nasıl hissettiriyor?
  • Kullanıcının istediğini alabilmesi için ne kadar çaba sarfetmesi gerekiyor?
  • Kullanıcı bu işlemi tekrar tekrar yaparsa hangi alışkanlıklar yaratılmış olur?
  • Burayı tıkladıklarında ne olmasını bekliyorlar?
  • Daha öğrenmedikleri bir şeyi bildiklerini mi farzediyorsun?
  • Daha sonra tekrar yapmak isteyecekleri bir şey mi? Neden? Hangi sıklıkla?
  • Kimin istek ve ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyorsun, kullanıcının mı, yoksa kendinin mi?
  • İyi davranışları nasıl ödüllendiriyorsun?

2) Kullanılabilirlik

Kullanıcı psikolojisi ne kadar bilinçaltı ile ilgili ise, kullanılabilirlik de o kadar bilinçle ilgilidir. Bir şeyin karışık olduğunu bilirsin. Bir şeyin zor olmasının daha eğlenceli olduğu durumlar da vardır -oyunlar gibi- fakat genelde herşeyin mümkün olduğunca kolay olmasını isteriz ki Miss Teen USA adayları bile anlayabilsin.

Kendinize şunları sorun:

  • Bu işi kullanıcıdan daha az girdi alarak bu işi gerçekleştirebilir miydin?
  • Engelleyebileceğin kullanıcı hataları var mı? (İpucu: Evet, var)
  • Açık ve direk misin yoksa bu biraz fazla zeka mı gerektiriyor?
  • Bulması kolay mı (iyi), kaçırması zor mu (daha iyi) yoksa bilinçaltında beklendiği gibi mi (en iyisi)?
  • Kullanıcıların varsayımları yönünde mi çalışıyorsun, tersi yönde mi?
  • Kullanıcının bilmesi gereken her şeyi bilmesini sağladın mı?
  • Bunu daha çok bilinen bir şey yaparak da çözebilir miydin?
  • Kararlarını kendi mantığına mı yoksa kullanıcının sezgilerine mi temellendiriyorsun?
  • Kullanıcı ayrıntılı bilgileri okumasa bile işlemi gerçekleştirebiliyor mu?

3) Tasarım

Beğenin ya da beğenmeyin, bir UX tasarımcısının “tasarım” tanımı diğer tasarımcılara göre çok daha az artistik olacaktır. UX işinde tasarım “nasıl çalıştığıdır” ve ispat edilebilen bir şeydir, tarz meselesi değildir.

Şunları kendinize sorun:

  • Kullanıcılar iyi göründüğünü düşünüyor mu? Tasarıma hemen güveniyorlar mı?
  • Amacını ve işlevini kelimeler olmaksızın anlatabiliyor mu?
  • Markayı temsil ediyor mu? Her şey bir bütünün parçası gibi görünüyor mu?
  • Tasarım kullanıcının gözlerini doğru alanlara yönlendiriyor mu?
  • Renkler, şekiller ve tipografi kullanıcıların istedikleri şeyleri bulmasına yardımcı oluyor mu? Detayların kullanılabilirliğini arttırıyor mu?
  • Tıklanabilen şeyler tıklanamayan şeylerden farklı görünüyor mu?

4) Metin yazarlığı

Markalar için metin yazarlığı ile UX metni yazmak arasında kocaman bir fark bulunur. Markalar için yazılan metinler firmanın imajını destekler. UX metinleri ise işi en kısa ve basit şekilde çözmeye yarar.

Kendinize sorun:

  • Metinler kendine güvenen bir ton kullanıyor mu ve kullanıcıya ne yapacağını söylüyor mu?
  • Kullanıcıyı hedefi tamamlama konusunda motive ediyor mu? 
  • En büyük metin en önemli olan mı? Neden öyle değil?
  • Kullanıcıyı bilgilendiriyor mu yoksa kullanıcının ne hakkında olduğunu bildiğini mi farz ediyor?
  • Endişeleri azaltıyor mu?
  • Temiz, direk, basit ve fonksiyonel mi?

5) Analiz

Bana göre, analiz çoğu tasarımcının zayıf noktası. Ama halledebiliriz. Analiz, UX tasarımını diğer tasarım disiplinlerinden ayıran en önemli özellik ve bu özellik sizi aşırı derecede önemli hale getiriyor.

Kendinize sorun:

  • Doğru olduğunuzu kanıtlamak ya da doğrusunu öğrenmek için datalardan faydalanıyor musun?
  • Öznel görüşler mi arıyorsun yoksa objektif gerçekler mi?
  • Seni doğru cevaplara yönlendirecek bilgileri topladın mı?
  • Kullanıcıların bunu neden yaptıklarını biliyor musun yoksa davranışlarını mı yorumluyorsun?
  • Mutlak sayıların mı yoksa göreceli iyileştirmelerin mi peşindesin?
  • Bunu nasıl ölçeceksin? Doğru şeyi mi ölçüyorsun?
  • Bu analizleri yapacağın geliştirmelerde nasıl kullanacaksın?

Yarın Kullanıcı Araştırması yapmanın farklı yollarını öğreneceğiz.